Ana Sayfa > SİYASET

Özdemir: Zillet karanlıktır,...
02 Ekim 2021
Bu haber 184 kez okundu
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Kayseri Bölge İstişare Toplantısında konuştu. Özdemir konuşmasında, "Zillet karanlıktır, Cumhur İttifakı ise milletin aydınlık geleceğidir." dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Ülkemizin  iç ve dış siyasi gündemi; sosyal, siyasi ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Milliyetçi Hareket Partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki faaliyetleriyle ilgili istişarede bulunmak üzere bir araya geldiklerini belirten Özdemir, toplantının çalışma azmi ile 2023 yılında gerçekleşecek olan seçimlerdeki mutlak zafere katkı sağlamasını murat ettiklerini söyledi.
Özdemir, "Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti ile birlikte vatan derdinde, Cumhur İttifakı olarak Türkiye safındadır." ifadelerini kullanırken "Zillet karanlıktır, Cumhur İttifakı ise milletin aydınlık geleceğidir." dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir,'in konuşması şu şekilde,

"Sayın Genel Başkanımızın talimatlarıyla Teşkilat İşleri Başkanlığımızın ülkemizde 9 ayrı bölgede tertip ettiği Bölgesel İstişare Toplantımızı gerçekleştirmek üzere bugün Türklüğün asil diyarı ve Rahmetli Başbuğumuzun Ata toprakları olan Kayseri’de sizlerle bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Niğde ve Kayseri illerimizle bugün beraberiz.
Böylesi bir günde bizleri bir araya getiren yüce Rabbimize hamd ediyorum.
Sizleri en kalbi duygularımla; sevgi, saygı ve muhabbetlerimle selamlıyor, hepinize hoş geldiniz diyorum.
Bugün burada ülkemizin iç ve dış siyasi gündemi; sosyal, siyasi ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile partimizin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki faaliyetleriyle ilgili istişarede bulunmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Bu kapsamda toplantımızın verimli geçmesini ve hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.
Milliyetçi Hareket’in giderek daha fazla yükselen başarı ve mücadelesine katkı sağlamasını, Türkiye’nin muhatap kaldığı her türlü zorluk, meydan okuma, tuzak, ihanet ve hasmane tutumlara karşı yine aziz milletimizin cesaret, basiret, fedakârlık ve kararlılığını yansıtan Cumhur İttifakı’nın çalışma azmi ile 2023 yılında gerçekleşecek olan seçimlerdeki inşallah mutlak zaferine katkı sağlamasını murat ediyoruz.
Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümüne sayılı zaman kala ülkemize, milletimize, davamıza ve ülkülerimize sahip çıkma iradesi göstererek bu salonu şereflendiren tüm dava arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Nasıl ki 100 yıl önce Cumhuriyetin kuruluşunda, kurucu iradenin beslendiği fikir ve kararlılığının sahibi Türk Milliyetçileri olmuşsa, Cumhuriyetimizin 100. Yılına girerken, üçüncü dönem olarak adlandırdığımız milletimizin geleceği için hayati öneme sahip böylesi bir dönemde de ülkemizin karşı karşıya kaldığı tehdit ve tehlikelerin aşılması, siyasi tıkanıklık ve belirsizliğin ortadan kaldırılması, istikrarımızın muhafazası, milli kazanımların korunması ve daha da fazla arttırılması maksadıyla sergilenen gayretlerde Türk Milliyetçileri, Liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde yeni bir sorumluluk örneği sergilemektedir.
Dün ve bugün arasındaki bağın ne olduğunun farkına varmak, tarih ile coğrafyanın karşımıza hangi şartları sunduğunun idrakinde olmak ve milletimizi nereye götüreceğimizi, hangi seviyeye çıkaracağımızı, ne gibi tehdit ve tehlikelerle yüzleşmek durumunda kalacağımızı, Türklüğün bekası için neyi göze alıp neleri başarmak zorunda olduğumuzu çok iyi biliyoruz.
İçerisinde bulunduğumuz çağın hangi risk ve fırsatları taşıdığının farkındayız.
Demokratik kazanımlarımızın ehemmiyetini, potansiyelimizi daha da ileri taşıma konusunda sahip olduğumuz sorumluluğumuzu çok iyi anlıyoruz.
Biz Milliyetçi Ülkücü Hareketiz.
Biz Türklüğün var olduğu günden beri varız; hak ve batılın mücadelesinde daima Allah ve resulünün hizmetinde yer almış, kendisini bu kutlu yola adamış erdemli kadrolarız.
Başkaları dünü değerlendirebilir, sadece bugünün meseleleriyle ve kendi siyasi ikbali çerçevesinde yaklaşımlar sergileyebilir.
Milliyetçi Hareket Partisi ise bunlardan daha öte, “önce ülkem ve milletim” diyebilen bir anlayışla Türkiye’nin gelecek yüzyıllarını düşünme ve şimdiden planlama sorumluluğuna sahiptir.
Bu yüzden kaygımız ve mücadelemiz dönemsel değil, insanlığın ve dünyanın seyrinin her an farkında olarak yarınların güçlü ve mazluma sahip çıkıp zalime aman vermeyen, dahası mağlup edilemez bir gücü hayata geçirebilmek için tarih ötesine uzanan bir anlayışa haizdir.
Türkiye şimdiye kadar çok ağır sınamalardan geçti.
Bütün bu sınamalar, görünürde siyasi alandaki hesaplaşma olarak sunulmaya gayret edilse de özünde bin yıldan beridir bu topraklarda yaşama irademizin kırılmasına ve mevcudiyetimizin sonlandırılmasına odaklanmıştı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ya da diğer adıyla Türk Tipi Başkanlık sistemine geçmemizi zaruri kılarak, iç ve dış tehdit odaklarıyla amansız bir mücadele içerisine girmemizin asıl gayesi, Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğünü korumaktır.
Ülkemizin potansiyelini geliştirmek, her koşul ve şart altında daha saygın bir ülke seviyesine eriştirebilmektir.
Aziz milletimizin bağımsızlığını muhafaza ederek, daha aydınlık yarınlara ulaşmasını sağlamaktır.
Ve elbette Türkiye’yi küresel rekabette söz dinleyen değil, sözünü geçiren, dünyanın her yerinde varlık gösteren, gelişmelere anında müdahale etme kudret ve imkânına sahip olan bir ülke yapabilmektir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin fiilen uygulanmaya başladığı 9 Temmuz 2018 tarihinden bu yana da yapılan, işte bu olmuştur.
Türkiye yıllardan beri süregelen siyasi belirsizlik ikliminden kurtulmuş, yönetimde istikrar tesis edilmiştir.
Artık Türk siyasetinin suni gündemlerle oyalanması söz konusu olmamakla birlikte, krizlerle ülkemizin ikide bir seçimlere giderek zaman ve imkân kaybetmesinin önüne geçilmiştir.
Hızlı karar alabilen bir yönetim anlayışla, Türkiye çok boyutlu risk sarmalından çıkmayı başarmıştır.
15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan ve dış destekli olduğu her yönüyle ortaya çıkan FETÖ terör örgütü vasıtasıyla açığa çıkan büyük kırılma, siyasi istikrarın ne derecede önemli bir mesele olduğunu her yönüyle ortaya koymuştur.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tüm kurum ve kurallarıyla inşası süreci ise halen devam etmektedir.
Bu kapsamda önümüzdeki yasama döneminde mecliste yapılacak olan yeni anayasa çalışmalarının çok büyük önemi vardır.
Öncelikle ülkemizin artık darbe döneminden kalma ve tabir yerindeyse yamalıklı bohça haline dönen anayasayı, sivil iradenin onayıyla yenilemesi büyük öneme sahiptir.
Bu durum Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin başarısına güç verecek, Türkiye’nin istikrarına katkı sunacak, demokrasimizin gelişimine olanak tanıyacak ve milletimizin 21.yüzyılda ihtiyacı olan demokratik gerekliliklerinin karşılanmasını sağlayacaktır.
Toplumsal uzlaşının simgesi olan anayasamızın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile temsil oranında yüzde 98’i bulan geniş ve katılımcı bir yeterliliğe sahip şimdiki meclis şartlarında hayata geçebileceği açıktır.
Temennimiz yeni ve sivil anayasaya olan ihtiyacımızın her kesim tarafından kabul görmesi ve sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesidir.
Milliyetçi Hareket Partisi, yeni anayasa yapımı konusundaki çalışmalarını tamamlamıştır.

Sayın Genel Başkanımız, Cumhuriyetimizin 100. Yılında 100 maddeden oluşan yeni anayasa çalışmamızı milletimize paylaşmışlardır.
Müteakiben Cumhur İttifakı bünyesinde müşterek çalışmalar başlamış ve halen de devam etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak, tek dil esasına dayalı milli ve üniter bir devlettir.
Yeni anayasa, bu vesileyle tekrarladığımız milli ve tarihsel haklarımızı muhafaza edecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi yeni bir anayasa yazımı konusunda Cumhur İttifakı’nın birleştirici ve kucaklayıcı şuuruyla hareket etmekte, üstüne düşen demokratik görevleri çekinmeden yerine getirmeyi sürdürmektedir.
Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınına karşı başarıyla mücadele edilmesinde dahi Türk Tipi Başkanlık Sistemi ülkemizin elini güçlü kılan en önemli dayanak noktası olmuştur.
Pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sistemi, bürokrasi ve yönetim aksarken, hatta bu sebeple ciddi insani krizler vasat bulmuşken, ülkemiz bizzat Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgınla mücadeledeki başarıda örnek ülkeler arasında gösterilmiştir.
Yine salgınla beraber küresel ölçekte gözlemlenen ekonomik daralma tehdidine karşı devletimizin geliştirdiği hızlı tedbirler sayesinde ülkemiz en yüksek ivmeyle toparlanma ve iyileşme sürecine giren ekonomiler arasında ilk sırada yer almıştır.
Salgın sonrası yeni koşullara göre kurulacağı ifade edilen yeni dünya düzeninde Türkiye kendisine önemli bir alan kazanmayı başarmış, pek çok ülke halen toparlanmayı beklerken Türkiye ekonomik anlamda ciddi kazanımlar elde etmiştir.
Gelinen aşamada aşılamanın artmasıyla beraber ülkemizde hayatın normalleşmesi girişimleri hız kazanmış, ticaret, turizm, tarım ve sanayi canlanmıştır.
Türkiye ekonomisi, 2021'in ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 büyüme kaydederken Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ikinci sırada yer almıştır.
Yine içerisinde bulunduğumuz yılın ilk 7 ayında istihdamdaki artış 1,7 milyon kişiye ulaşmıştır.
Bu başarının temelinde istikrarı esas alan ve Cumhuriyetimizin üçüncü evresine geçişin adı olan Türk Tipi Başkanlık Sistemi yatmaktadır.
Bununla birlikte yeni hükümet etme sistemimizin, terörle mücadele başta olmak üzere dış politikada da önemli kazanımlar sağladığı açıktır.
Suriye ve Irak’tan kaynaklanan terör meselesini kaynağında kurutmak üzere başlatılan askeri ve siyasi çabalar başarıyla sürmektedir.
Böylelikle sınırlarımızın ötesinden ülkemize yönelen terör tehdidi kaynağında bertaraf edilmeye başlanmış, milli bekamıza katkı sağlanmış, düzensiz göçlerin ülkemize yönelişini engelleme konusunda da önemli bir kazanım elde edilmiştir.
Ülkemiz, uluslararası alanda askeri ve siyasi olarak tarihin ve olayların gidişatını etkileme kudretine sahip olduğunu ispat etmiş, aynı alanlardaki imkân ve kabiliyetimizin ulaştığı yüksek seviye, her çevre nazarında açıkça görülmüştür.
Bu gelişmelerin akabinde neredeyse tüm dünyanın gözünü diktiği Doğu Akdeniz bölgesinde Türkiye’nin tezleri ağırlık kazanmış, bilhassa Libya ile varılan deniz yetki alanları mutabakat muhtırası ile egemenlik haklarımız garanti altına alındığı gibi bölgede aleyhimize oluşturulmaya çalışılan koşullar, lehimize çevrilmiştir.
Doğu Akdeniz’de Rum-Yunan ikilisinin giriştiği haksız yaklaşımlara dur denilmiş, Türkiye’yi dışlayan siyasi ve ekonomik gelişmelerin vasat bulamayacağı gösterilmiştir. 
Böylesi bir gündem içerisinde ülkemizin Mısır ile ilişkileri yeniden normalleştirmek için izlediği yol, bölgede lehimize dönen koşulların bir sonucu olduğu kadar, iki ülke arasında ortak menfaatler çerçevesinde oluşturulan makul ve müspet iklimin doğmasına yol açmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz tarihi bağa sahip olduğumuz Mısır’la ilişiklerimizin düzelmesi ve eskisinden daha sağlıklı bir düzlemde ilerleyebilmesidir.
Elbette Doğu Akdeniz’de bunlar olurken, Kıbrıs meselesi de bu yaşananlardan nasibini almıştır.
Şimdiye kadar adada zulme hatta soykırıma uğrayan Türklere karşı takınılan ikircikli tutumun devam etmesi söz konusu olamayacaktır.
Rum tarafının tüm şımarıklığı, Kıbrıs Türklüğünün hak ve hukukunu gasp eden anlayışı karşısında adayla alakalı çözüm mekanizmalarında sergilenen uluslararası yaklaşımların geçerliliği kalmamıştır.
Kıbrıs Türklüğünün kendi devletiyle geleceğe ilerleme iradesi, gelinen aşamada egemen eşitlik temelindeki iki devletli modeli doğurmuştur.
Kıbrıs’ın geleceğinde bize göre bundan başka da bir çıkış yolu yoktur.
Aksi yönde atılan, bilhassa hiçbir hakkı ve haddi olmadığı halde adaya karışma yolları arayan AB’nin tutumunun sürdürülebilir bir yanı da kalmamıştır.
Kıbrıs Türklüğü adada var olduğu günden beri asla devletsiz kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır.
Kendi devletiyle hür bir şekilde yaşama iradesi, Kıbrıs Türklüğünün kaderiyle Türkiye’nin kaderinin bir olduğu gerçeğini tüm dünyaya tescil ettirecektir.
Bu anlamda Kıbrıs Türklüğünün mücadelesi mücadelemizdir ve geleceğimiz birbirinden ayrılamayacak parçanın bütünüdür.
Bugün Doğu Akdeniz’de birbirinden asla ayrılmayacak temel yaklaşımımız, Kıbrıs Türklüğünün hak ve menfaatlerinin garanti altına alınmasıyla, Türkiye’nin bölgedeki hak ve menfaatlerinin korunmasıdır.

Ne var ki CHP başta olmak üzere zillet çevreleri bundan da rahatsızdır.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası CHP’ye göre yayılmacı ve saldırgandır.
Dikkat ederseniz bu ağız düşmanın ağzıdır.
Sevr hesapları güden mandacı çevrelerin artıkları görünen o ki CHP ve zillet saflarında hala mevcudiyetine devam etmektedir.
Cumhur İttifakı milli birlik ve beraberliğimizi esas alarak, hürriyet, istiklal ve istikbal mücadelemizde sadece milletimizle birlikte omuz omuza yürürken, zillet cephesi Türklüğün hasmı olanlarla iş tutmaktadır.
Aynı kesimler, İstanbul’un fethinin nişanesi olan Ayasofya-ı Kebir caminin açılmasından dahi rahatsızdır.
Türk-İslam anlayışının hangi kazanımı, hangi değeri, hangi hedefi varsa CHP, İP ve sevdalısı oldukları HDP hepsinin karşısındadır, PKK ve FETÖ ile aynı saftadır. 
Varsın bu güruh, okyanus ötesindeki efendileri ile beraber elinden geleni ardına koymasın.
Varsın şer cephesi tüm gücünü böylesi bir dönemde Türkiye’nin yükseliş ve şahlanışını engellemek için devreye koymuş olsun.
Varsın tüm işbirlikçiler, tüm hasımlar hep beraber karşımızda dursun.
Bunlarda şer bitmezse, bilsinler ki Oğuz neslinde de hak ve hakikat sevdalısı neferler bitmeyecektir.
Değerler dikkate alındığında Türkiye’nin elbette batı dünyası içerisinde saygın bir ortak olarak hak ettiği yeri alması ve saygı görmesi beklenen, arzulanan ve olması gereken bir durumdur.
Geride bıraktığımız yüz yıllık zaman zarfında muasır medeniyet seviyesi olarak takdim edilen koşullar da Batılı ülkelerin eriştiği seviyeyi işaret etmekteydi.
Bugün içerisinde bulunduğumuz yüzyılda ise koşulların değişmeye başladığı gerçeği her çevrenin malumudur.
Bu yüzden muasır medeniyet olarak tarif edilen seviye sadece batı dünyasını kapsayan bir tanım ve ölçü olarak ele alınamayacaktır.
Bununla birlikte meseleye daha geniş bir perspektifle bakıldığında günümüzde ülkemize yönelen tehdit ve tehlikelerin, neredeyse tüm gündem ve projelerin, yine batı dünyasını temsil eden ülkelerden kaynaklandığını da görüyoruz.
Medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın bizim için dün taşıdığı anlamla şimdiki dönemde gelinen yer arasında aslında fazlaca bir fark yoktur.
Çünkü 1071 yılında Anadolu’yu fethetmemizle başlayan Şark Meselesi, birilerine göre hala devam etmektedir.
Sevr Anlaşması’nı yeniden hortlatma arayışında olanlar hala pusudadır.
Türklerin dünyanın merkezi konumundaki böylesine güzide bir coğrafyayı İslam’la şereflendirerek vatanlaştırmış olması, İstanbul’u alarak batının her anlamda erişebildiği en yüksek seviye olan Roma İmparatorluğu’na son vermesi, Kudüs’e giden yolları emniyete alması, aynı anda üç kıtaya hâkim olabilecek potansiyele erişmesi hazımsızlığı emin olunuz sürmektedir.
Bu şartlarda milli bekamız ve güvenliğimiz dikkate alındığında Türkiye açısından öncelikli güvenlik sorunlarının temelinde yine bazı batılı ülkelerin olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.
Tarihi hakikatler, coğrafi gerçekler, giderek hızlanan her türlü siyasi ve ekonomik gelişmeler bu gerçeği her yönüyle karşımıza getirmekte ve yüzleşmemiz gerektiğini göstermektedir.
Türkiye hiçbir ülkeye, hiçbir uluslararası oluşuma yahut bir başka iradeye mecbur ve mahkûm bir ülke asla değildir.
Zira bu ülke başkalarının lütfu ile değil, Allah’ın yardımı, şühedanın fedakârlığı ve Türk Milleti’nin azmiyle kurulmuş bağımsız bir ülkedir.
İkili ve çoklu ilişkilerde yaşanan bu çarpıklık dikkate alındığında, ayrıca ülkemizin milli hedeflerine yönelik sergilenen karşıt duruşlarla, milli güvenliğimize doğrudan kast eden çabalar beraber düşünüldüğünde, kaçınılmaz olarak Türkiye’nin batı dünyasıyla hangi şartlarda işbirliğini geliştireceğine dair hassas dengenin doğru tesis edilmesi elzemdir.
Şu hazin duruma bakınız ki bugün başta ABD olmak üzere NATO’da müttefikimiz olduğunu iddia eden ülkeler, Türkiye’ye karşı doğrudan tehdit oluşturan terör örgütlerini açıktan desteklemekte, korumakta, kollamakta ve bölgesel istikrarsızlık ile bölünmelere sebebiyet verecek eylemlerde bulunmaktadır.
Suriye’de PKK/PYD terör örgütüne verilen yoğun destek bu halin en açık örneğidir.
Şimdiye kadar bu terör örgütüne sözde ordu kurdurmak üzere her türlü imkân ve destek ABD tarafından verilmiştir.
Ayrıca şanlı askerimiz karşısında bu terör örgütünün tutunabilmesi için Fransa’nın boş durmadığını biliyoruz.
Yine çok sayıdaki Avrupa ülkesine göre YPG/PYD/PKK kendi topraklarını savunmak için kurulmuş bir oluşumdur ve IŞİD’le mücadelede en iyi saha partneridir.
Oysa aynı güruh vahşette ölçü tanımayan IŞİD terör örgütüne karşı sahada göğüs göğüse çarpışan tek ülkenin Türkiye olduğu gerçeğine değinmemek için ısrarlı bir çaba içerisindedir.
Bununla birlikte IŞİD’in ortaya çıkış zamanlamasıyla PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin sahada kendisine yer tutmasına yönelik oluşturulan gündemin birbirini besleyen bir süreçte ilerlediği malumdur.
Her türlü vahşet görüntüsüyle Suriye ve Irak’ta yerleşim yerlerini kolayca ele geçiren IŞİD’in, PKK/PYD karşısında neredeyse hiçbir kurşun atmadan aynı yerleşim yerlerini bu terör örgütüne teslim ederek kendilerine gösterilen güvenli bölgelere geçişinin sağlandığı tüm çıplaklığıyla ortadadır.
Bu kirli oyunun ana hedefinde bulunan ülkelerin başında hiç kuşku yoktur ki Türkiye gelmektedir.

Bu durumun kabul edilebilir bir yanı yoktur.
Bir terör örgütünün bir başka terör örgütüyle yok edileceğine dair sergilenen maksatlı anlayışın başarıya ulaşması, bölgesel barış ve istikrara katkı sağlayabilmesi mümkün olamayacaktır.
Kaldı ki Türkiye haklı ikaz ve itirazlarını şimdiye kadar her seviyeden dile getirmiştir, getirmeye de devam etmektedir.
Suriye’de PKK/PYD eliyle demografik yapının değiştirilmesi, toprak bütünlüğünün bozulması ve yine PKK/PYD’nin meşru bir yapı olarak algılanmasına yönelik girişimlerin tamamı bizim açımızdan milli güvenlik tehdididir.
NATO üyesiyiz diye PKK/PYD terör örgütüne destek sunan ve nihai hedefi dört parçalı sözde Kürdistan’ı kurmak olan projelere sessiz kalacak değiliz.
Ayrıca Türkiye’nin güvenlik açığını kapatmak üzere başta uzun menzilli hava savunma sistemi olmak üzere, ihtiyacımız olan silah sistemlerinin hangisini nereden tedarik edeceğimiz hususu da ABD yahut NATO’nun haddi değildir.
Türkiye egemen bir ülkedir.
NATO müttefikliği söyleminin arkasına sığınarak ülkemize yönelik yoğun ve örtülü ambargoların uygulandığı, Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren terör örgütlerine destek verildiği, milli güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren her alanda ülkemizin çıkarlarının hedef alındığı girişimlere bigane kalamayız.
Dolayısıyla gelinen aşamada NATO içerisinde yer almanın ülkemize ne katkısının olduğu sorgulanmalıdır.
NATO, Türkiye’nin milli menfaatlerine katkı sağlamaktan ziyade giderek aksi yönde durumlar yaratan bir aktör olarak karşımızda durmaktadır.
ABD yahut NATO istiyor diye hak bildiğimiz yoldan, ülkemiz için doğru olan istikametten ve bunlardan daha önemlisi kendi egemenliğimizden ve her alanda tam bağımsızlık ilkemizden vazgeçecek değiliz.
Cumhur İttifakı ülkemize yönelen maksatlı eylemleri ortadan kaldıracak bir iradeyi kararlılıkla hayata geçirmek için Türk Milleti’nden aldığı yetki ve güçle, Türkiye’nin kudretini olması gereken yer ve zamanda göstermekten geri durmamaktadır.
PKK terör örgütüne her türlü desteği sunarak, teröristleri adeta Türkiye’ye karşı organize eden ve bırakın müttefikliği düşmanca eylemler çerçevesinde değerlendirilebilecek tutumlar takınan ABD yönetimi, şimdi de Türk Milleti’nin bağrından çıkan en müstesna kurumların başında gelen Ülkü Ocaklarını hedef almaktadır.
ABD Başkanı Biden, göreve gelmeden önce “Türkiye’de muhalefeti destekleyeceğiz” diyerek gönderdiği sinyali, şimdilerde “Suriye’de PKK’yı terk etmeyeceğiz” noktasına taşımışken, maksadın ne olduğu aradan geçen her gün biraz daha kesinleşiyor.
FETÖ’cülere kol kanat geren, PKK’yı koruyup kollayan ABD’nin, Ülkü Ocakları’nı rezil tanımlamalarla bir araya getirme uğraşı, zillete biçilen rol ve yine PKK’ya sunulan destek vaadinden ayrı değildir.
ABD yönetimi hala Türkiye’nin kudret, kuvvet ve kadrinin farkında değilse, bunun neticesine katlanmaktan kurtulamayacaktır.
Türkiye dostluğu feda edilebilecek değil, tam tersine vakti geldiğinde mumla aranan, iddia sahibi bir ülkedir.
Küresel şartlar ve koşulların çok hızlı bir değişim ve dönüşüm gösterdiği böylesi bir zaman diliminde kimseye herhangi bir mecburiyetimiz yahut muhtaçlığımız yoktur.
Türkiye 21. Yüzyıldaki iddiası ve kendi gündemini tayin edebilme kudretiyle ülkeler arasında en üst seviyelerdedir.
Bir başı doğuya bir diğeri batıya bakan, bir pençesiyle doğuyu, diğeriyle batıyı tutan çift başlı Selçuklu kartalı, dünyayı nasıl gördüğümüzün ve yolumuzu nasıl tayin edeceğimizin sembolüdür.
Kovid-19 salgını henüz devam ederken bölgesel ve küresel gelişmeleri tahlil ettiğimizde karşımıza çıkan berrak gerçeklik bizlere şunu açıkça göstermektedir ki yeni bir dünya kurulmaya başlanmıştır.
Türkiye böylesi bir dönemde sahip olduğu potansiyelin yanı sıra karşı karşıya kaldığı beka tehditlerinin sınırlarının ötesinden kaynaklanan siyasi kırılmalardan kaynaklandığı gerçeğinden hareket ederek, bekleyip ona göre tavır alma eğiliminde bulunamayacaktır.
Zira 21. Yüzyıl koşulları bir bölgede oluşan tehdidin, bir başka alana doğru genişlerken beraberinde çok daha riskli koşulları da getireceğini açıkça göstermektedir.
Sınırı aşan göçler meselesi bu anlamda verilebilecek en bariz örnektir.
Dolayısıyla ülkemiz, yeni bir dünyanın kuruluşunu bekleyerek tavır almak yerine, kurulmaya koyulan yenidünyanın gidişatına yön verebilecek kararlılığı ortaya koymalıdır.
Kendi istikrar ve huzurumuzu tesis etmenin yolu, bölgesel barış ve istikrarı sözümüzün geçtiği bir zeminde hayata geçirebilmektir.
Türkiye dünyanın en kırılgan coğrafyalarına komşuluk yaparken, yani aynı anda Ortadoğu, Kafkaslar, Balkanlar ve hatta Doğu Akdeniz üzerinden Kuzey Afrika ile bağları bulunuyorken kimse bizlerden edilgen bir ülke olmamızı beklememelidir.
Tam tersine etken bir ülke olarak dünyanın gidişatında söz sahibi olmamız, Türkiye’nin milli birlik ve beraberliği açısından büyük öneme sahiptir.
Var olan ya da olması muhtemel beka tehditleri sınırlarımızda karşılanamaz. Tehdit olgusu nerede başlamışsa Türkiye o kaynağa erişip, yerinde ve zamanında, saklı olan müdahale hakkını oluşturup, kullanarak baş etme yoluna gitmelidir.
Bugün de yapılan budur.
Milliyetçi Hareket Partisi sınırı aşan göçler konusunda en hazırlıklı partilerin başında gelmektedir.
Tarihin seyrini değiştirebilecek niteliğe sahip olan bu durum, bizim nazarımızda yönetilmesi gereken bir mesele olarak değerlendirilmektedir.

Sayın Genel Başkanımız, aynı konuyla ilgili görüşlerimizi kapsamlı olarak ilan etmiş, zulümden kaçarak kendi ülkelerini terk etmek zorunda kalan Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerinde normalleşme tesis edildikten sonra tekrar huzur içerisinde kendi topraklarına dönmelerinin Türkiye’nin garantisi altında olduğunu ilan etmiştir.
Nitekim Suriye’de gerçekleştirdiğimiz askeri harekâtların hemen ardından, terör unsurlarından ve rejimin zulmünden arındırılan bölgelerde hayatın normalleşmesi sağlanmıştır.
Aynı bölgelere sayıları 400 bini aşan Suriyeli kardeşlerimiz geri dönmüş ve bugün Türkiye’nin garantörlüğünde kendi topraklarında huzur içerisinde yaşamaktadırlar.
Benzer bir durumun Afganistan’dan göç ederek ülkemize gelen kardeşlerimiz için de geçerli olduğunu ifade etmek lazımdır.
Bu şartlarda Afganistan’daki diplomatik misyonumuzun görevini sürdürmesi, Kabil havalimanının güvenliği konusunda ülkemizin sorumluluk üstlenmesi, ülkede görev alacak yeni yönetimin tüm toplum kesimlerini kucaklayıcı bir anlayışı ortaya koyması gerekir.
Afganistan’da yaşayan Türklerin hak ve menfaatlerinin korunması ve ülkede normalleşmenin tesisine yönelik gerekli adımların atılması konuları da beklentilerimiz arasındadır.
Afganistan’ın huzur ve istikrarının tesis edilmesi her anlamda bağımızın olduğu ve küresel rekabetin tüm unsur ve boyutlarıyla hem kızıştığı hem de giderek daha fazla sıkışmaya başladığı Orta Asya bölgesi açısından oldukça büyük öneme sahiptir.
Türk dünyası ülkelerinin huzuru huzurumuz, refahı refahımızdır.
21. yüzyılda yükselen değerler arasında Türklüğün şahlanışının hayata geçeceği ana alanların başında bu bölge gelmektedir.
Türk Dünyası’nın hayalden gerçeğe ve oradan da eylem birliğine doğru ilerlediği bir dönemde bölgede yer alan dost ve kardeş ülke Pakistan gibi dostlarımız için de aynı düşünceye sahip olduğumuz unutulmamalıdır.
Bugün sözde demokrasi sözcüğü kullanılarak ülkemize karşı hayata geçirilen kimi senaryo ve oluşumların varlığından da haberdarız.
ABD merkezli olarak başlatılan Türkiye Demokrasi Projesi adlı oluşumda FETÖ’cü teröristlerin yer alması bir yana, aynı şer yapılanması hayata geçirilmeden hemen önce CHP’li bazı isimlerin ABD yönetimine çağrıda bulunarak “Türkiye için demokrasi vurgusu beklediklerini” belirtmeleri zillet çevrelerinin rezil hallerini dışa vurmuştur.
Tıpkı PKK/PYD terör örgütünü destekleyen sözde batılı müttefiklerimiz gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da YPG/PKK’yı kendi topraklarını savunan bir oluşum olarak görmektedir.
Yine güvenlik kuvvetlerimizin Suriye’den kaynaklanan terör tehdidini bertaraf etmek üzere PKK/PYD’li teröristlere yönelik düzenlediği askeri harekâtların tümüne CHP’li isimler karşı çıkmıştır.
Şu ibretlik duruma bakınız ki zillet çevreleri bugünlerde PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olan HDP’yi aklama, kurtarma ve meşrulaştırma çabasına düşmüştür.
Bir yandan PKK terör örgütüne yönelik yurt içi ve yurt dışında başarılı askeri harekâtlar sürerken ve örgüt her yönden tükenme aşamasına gelmişken, hain elebaşları kafalarını inlerinden çıkarmaya dahi korkarken, örgütte çözülme tarihin en üst seviyesine erişmişken ve Anayasa mahkemesinde HDP’ye yönelik kapatılma kararı görüşülürken CHP ve İP “HDP’nin mecliste olması gerektiğini” duyurmaya başlamıştır.
Bu açık bir ihanettir, zilletin ta kendisidir.
HDP meşru değildir, asla da olamaz.
Zira HDP, PKK’nın ta kendisidir.
CHP ve İP’in müşterek bir gündem ve ağız birliği ile HDP’nin meşru olduğunu utanmadan dile getirmeleri can çekişen teröre hayat öpücüğü vermekten başka bir şey değildir.
Bu haliyle hem CHP, hem de İP Türkiye için açık bir milli güvenlik tehdidi haline gelmiştir.
Lafa gelince Atatürk’ü ağzından düşürmeyen CHP yönetimi, mandacılıkta, teslimiyet ve ihanette adeta sınır tanımayarak Atatürk’e en büyük ihaneti yapmaya başlamıştır.
PKK’nın küçük partisi HDP, büyük partisi CHP, yancı ve tutma ortak ise İP olmuştur.
Manidar bir zamanlamayla Irak’ın kuzeyine heyet gönderen CHP’nin, bu ziyaretten hemen sonra PKK-HDP sevdasına düşerek, HDP’yi meşru gördüklerini açıklamaları, akıllara CHP ve PKK arasında hangi pazarlığın geçtiği sorusunu getirmiştir.
Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir demokratik rejimde terör örgütüne aleni destek veren, terör eylemlerini, teröristleri ve terör örgütünü övdüğünü açıkça duyuran ve hatta desteğini buralardan alarak yine sırtını aynı kirli ve kalleş yapılara dayadığını ilan eden bir siyasi partinin o ülkenin meclisinde görev yaptığını gösterebilmek asla mümkün değildir.
Dolayısıyla HDP’nin kapatılması maşeri vicdanın, demokrasinin, hukukun, şühedanın ahının, yetimlerin hakkının ve Türk Milleti’nin sahip olduğu değerler bütününün açık ve kesin gerekliliğidir.
Şu işe bakınız ki ihanet ve proje partisi olarak yola çıkan İP bu yolda adeta kendisini parçalamakta, PKK terör örgütünün uzantısı HDP için her şeyi yapmaktadır.
Bu partinin genel başkanının 2023 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, cumhurbaşkanı adayı olmayacağını açıklaması ibretlik bir vahim tablodur.
İP, kendi genel başkanının bu ilanıyla proje partisi olduğunu bir kez daha göstermiştir.
İP ve Meral Akşener’den aday olmamasını kimler istemiştir?
Başbakan olmaya aday olduğunu iddia eden Meral Akşener’e kimler talimat vermiş, kim yönlendirmiştir?
Sözde Kürt sorunu tabirini kullanarak etnik bölücülüğe nefes aldırma yarışına girenlerle aynı yerde saf tutan ve HDP’yi meşru gördüğünü ifade eden İP, HDP’li bir milletvekilinin anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi gerektiği çağrısına neden sessizdir?
Şu garabete bakınız ki PKK’ya daha fazla alan açma ve etnik bölücülüğü kışkırtma amacından başka bir şeye hizmet etmeyen bu yaklaşımlar sistem değişikliği kılıfına sokulmaktadır.
Şurası açık bir şekilde anlaşılmalıdır ki mevcut sistemden geriye dönüş yoktur.
CHP ve İP’in öne sürdüğü sistem, Türkiye açısından kargaşa, kaos ve her yönden belirsizlikler barındırmaktadır.
Ne yani derdiniz milleti arka arkaya seçim-referandum-seçim iklimine sokmak, Türkiye’yi yeniden kısır siyasi gündem ve tartışmalarla oyalamak mıdır?
Şimdiye kadar baştan sona yalanlar üzerine kurulan siyaset anlayışıyla, adeta yalan üretme merkezi gibi çalışan zillet çevreleri bu gerçeği neden kamuoyundan saklamaktadır?
Karşı karşıya kaldığımız bu tabloyu Türkiye’nin istikrarını murat eden hiçbir vatan evladının kabul etmesi elbette mümkün değildir.
Milliyetçi Hareket Partisi, Ak Parti ile birlikte vatan derdinde, Cumhur İttifakı olarak Türkiye safındadır.
Zillet karanlıktır, Cumhur İttifakı ise milletin aydınlık geleceğidir.
Cumhur İttifakı Türk Milleti’nin umudu, nicedir muradını taşıdığı hayallerini gerçeğe dönüştürecek kudreti, kuvveti ve kararlılığıdır.
2023 inşallah Cumhur İttifakı’nın kesin zaferiyle Büyük Türkiye hedefine doğru emin adımlarla ilerlemenin yeni bir miladı olacaktır.

Bu vesileyle sözlerime son verirken, sizleri sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Cenabı Allah birlik ve dirliğimizi daim eylesin.
Türklüğü yüceltsin.
Ezanımızı dindirmesin, bayrağımızı indirmesin.
Zalime fırsat vermesin, Ülkücü Hareketten razı olsun.
Milletimizden rahmetini, merhametini ve yardımını esirgemesin.

Sağ olun, var olun.
Ne Mutlu Türküm Diyene!"



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer SİYASET Haberleri

Başlık Tarih
 
Bilgisizlik numunesi Kılıçdaroğlu'nun partisi adına her girdiği yol çıkmaz sokaktır28 Ocak 2022
İmamoğlu, görevi dışında her şeyle meşgul oluyor!27 Ocak 2022
Gündem değiştirip başarısızlıklarını örtbas etmeye çalışıyorlar27 Ocak 2022
Dava adamı; Şahsi menfaat peşinde koşmaz27 Ocak 2022
Fazıl Say, sen sen ol, nasıl öteceğini iyi bil25 Ocak 2022
İmamoğlu, İstanbul sana 5 gömlek fazla gelmiştir.25 Ocak 2022
Kılıçdaroğlu'nun maskesi de takkesi de artık düşmüştür25 Ocak 2022
Cumhurbaşkanlığı makamına halel getirecek hiçbir eylem, müsamaha ile karşılanamaz24 Ocak 2022
Cumhur İttifakı mezara kadar sürecek24 Ocak 2022
MHP'li Kalyoncu: Soyer “İklim Kriziyle Mücadele Ödülü” alacak ne yaptı?24 Ocak 2022
MHP'li Özyürek'in "Kara Kışa Karşı Küçük Yürekleri Isıttık" kampanyasında çocuklar sevindi23 Ocak 2022
Kabaş'a tepki: Bu çirkin sözler asla medya etiği olarak değerlendirilemez22 Ocak 2022
İzmir liyakatsiz kadroların ehliyetsizliği yücelttiği bir anlayışın pençesinde19 Ocak 2022
Sezen Aksu'ya sert tepki! 'Bu sanatçı müsveddesi ekranları kirletmemelidir'18 Ocak 2022
Sefer sayıları yetersiz17 Ocak 2022
Siyasal İletişim Bilimine Devlet Bahçeli Liderliği damga vurdu15 Ocak 2022
Zillet ittifakı milletin değil, sahibinin sesi14 Ocak 2022
“İMAMOĞLU İÇİ BOŞ OLAN İDDİALARA İNANMIŞ”12 Ocak 2022
“Bende bir bakkal evladıyım”11 Ocak 2022
MHP'li Kılavuz'dan Raziye Oskay cinayetine tepki11 Ocak 2022
Köylülerin 33 yıllık hayali gerçek oluyor11 Ocak 2022
Muharrem Varlı’dan ”Güçlü basın” mesajı…10 Ocak 2022
MHP Adana İl Başkanı Bünyamin Avcı’dan “Çalışan Gazeteciler Günü” mesajı!..10 Ocak 2022
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir, gazetecilerle bir araya geldi09 Ocak 2022
BULUT: “ÜLKÜCÜ GENÇLİK BU TOPRAKLARIN MAYASIDIR”08 Ocak 2022
Türk edebiyat tarihine bayrak şairi olarak adını yazdıran...06 Ocak 2022
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli bir araya geldi05 Ocak 2022
Kılıçdaroğlu, terör örgütlerine diyet ödemekle meşgul! 04 Ocak 2022
CHP'li Özel kendisinin ve partisinin giydiği ihanet gömleğine bakmalıdır31 Aralık 2021
Taytak: Belediye Başkanlarımız heybesi dolu döndü31 Aralık 2021
İSTANBUL'UN KAYBEDİLMİŞ BEŞ YILI30 Aralık 2021
Kamu çalışanlarına ek zam ve refah payı verilmeli24 Aralık 2021
Oyun büyük, oyun vahşi oyun düşmancadır. 23 Aralık 2021
Antep bir kültür ve medeniyet denizidir23 Aralık 2021
Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik ...22 Aralık 2021
İlkesiz Ali MHP düşmanı kesilmiş!19 Aralık 2021
Türkiye ekonomik sıkıntılardan kurtulacak19 Aralık 2021
"Döviz talebini arttıranlar, güvensizlik pompalayanlar kimler, bunlar mutlaka açıklanmalı"18 Aralık 2021
Yerel yönetimler yatırımlarında mutlaka yeşili gözetmeli17 Aralık 2021
Dünyada bilgi güçtür; güç, ekonomidir; ekonomi de bağımsızlıktır.16 Aralık 2021
Türkiye; reyting maymunlarının format atacağı ülke değildir16 Aralık 2021
Ülkemizdeki istikrar Cumhurbaşkanlığı hükûmet etme sistemiyle korunmuştur16 Aralık 2021
“Cumhur İttifakı kararlı duruşunu sürdürmektedir!”16 Aralık 2021
Türk milletinin hayallerinin önünde hiçbir emel duramayacaktır14 Aralık 2021
Ankara'ya, dünyanın en büyük müzelerinden birinin yapılmasını rica ediyoruz14 Aralık 2021
Türkiye yükselen güçtür, medeniyetlerin kavşak noktasıdır. 13 Aralık 2021
AVCI: Hizmet üret, emekçiye zulümden vazgeç!13 Aralık 2021
Soyer’in yapmadığı tek şey şehre hizmettir!13 Aralık 2021
“Osmaniye büyümekte kararlı”12 Aralık 2021
İsmail Özdemir; Kayseri 4. Kitap Fuarı'nda kitapseverlerle buluştu.11 Aralık 2021
İçindeki nefret diline, yüzüne, cibilliyetine sirayet ediyor!11 Aralık 2021
CHP - PKK ve HDP'nin sözcülüğünü yapıyor10 Aralık 2021
Türkiye doğru yürüyüşünü emin adımlarla sürdürecektir09 Aralık 2021
MHP'li Yıldız, MHP'nin hazırladığı Anayasa teklifinin ana başlıklarını paylaştı07 Aralık 2021
Köylüden alınan fazla su paralarını geri iade edelim var mısınız?07 Aralık 2021
Bozkurt heykeli, 44 yıl sonra yerine konuldu05 Aralık 2021
Ekran kabadayılığı yapma, akıllı ol04 Aralık 2021
‘Haddini ve yerini bil’02 Aralık 2021
Herkes gayet iyi bilsin ki Üç Hilâl düşmez, ..29 Kasım 2021
Bakan Pakdemir, MHP'li Kalaycı'nın sorularını cevapladı26 Kasım 2021
Görevini yap İmamoğlu19 Kasım 2021
CHP’ye eleştiri13 Kasım 2021
Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de ve Ege'deki hiçbir eylemi kabul edilemez.11 Kasım 2021
Atatürk dualarla anıldı!11 Kasım 2021
Riskleri yönetemezseniz, krizleri yönetmek zorunda kalırsınız11 Kasım 2021
Cumhur İttifakı'nın düşmesini bekliyorlar06 Kasım 2021
CHP'ye tezkere tepkisi06 Kasım 2021
Boyun borcumuz neyse gereğini yapmaya devam edeceğiz!05 Kasım 2021
MHP'nin konumlandığı yer Türkiye'nin yanıdır05 Kasım 2021
'Gerçekçi tahminleri bırakıp kehanetlerden medet ummaya başlaması ne acı'05 Kasım 2021
İP Müdiresi, siyaset mesleği için utanç numunesidir04 Kasım 2021
“CHP, HDP’ye VAGON OLMUŞTUR”01 Kasım 2021
‘AYRILIKTA AZAP, BİRLİKTE RAHMET VARDIR’01 Kasım 2021
Tunç Soyer, şov yapma iş yap28 Ekim 2021
CHP'li Belediyelerde tarihin en büyük işçi kıyımı yaşanmaktadır27 Ekim 2021
CHP'NİN BAGAJI, MİLLET DÜŞMANLARININ EMİR VE TALİMATLARIYLA DOLUDUR27 Ekim 2021
Cumhurbaşkanlığı tezkeresi hakkında 26 Ekim 2021
TÜRK GENÇLİĞİ! DAMARLARINDAKİ ASİL KANI KİRLETME!26 Ekim 2021
Önceliğimiz toplumsal meseleler ve onların çözümüdür. 26 Ekim 2021
FATF, rezil iftirasını iptal eden bir karar almalıdır22 Ekim 2021
‘KİMİN TARAFINDASINIZ? KİMİN KILICINI SALLIYORSUNUZ ?22 Ekim 2021
İmamoğlu, Cumhurbaşkanı adaylığı hayallerini gizlemeye çalışan bir ip cambazıdır22 Ekim 2021
İmamoğlu'nun hadsiz açıklamalarına sert tepki21 Ekim 2021
Fendoğlu, çırak ve kalfaların taleplerini dile getirdi21 Ekim 2021
Yel kayadan ne götürürse,..20 Ekim 2021
İzmir Körfezi büyük tehlike altındadır!19 Ekim 2021
Kılıçdaroğlu’nun bekleyen fezlekeleri görüşülerek dokunulmazlıkları kaldırılmalıdır14 Ekim 2021
Ülkü Ocakları’nın tarih mesajı Türk ve Türkiye düşmanlarını titretmiştir13 Ekim 2021
Bahçeli : 'Tamer Karadağlı yalnız değildir'11 Ekim 2021
HUKUK ADINA KONUŞANLAR, HERŞEYSEN ÖNCE CİDDİ OLMALI!10 Ekim 2021
Sadir Durmaz’dan Paris İklim Anlaşması açıklaması08 Ekim 2021
Büyükataman: ABD, Başkan değil kafayı değiştirmelidir08 Ekim 2021
Zillet ittifakının yegâne yakıtı yalandır08 Ekim 2021
Sazak 'Ölüm Yolunun' takipçisi07 Ekim 2021
CHP, İP ve Gelecek cenahının tutumu ikiyüzlü siyasetlerinin örneğidir06 Ekim 2021
GÜR'DEN "BEN BAŞBAKAN OLACAĞIM" DİYEN MERAL AKŞENER'E "YOL HARİTASI!"02 Ekim 2021
Tavrımız net! 02 Ekim 2021
MHP Adana İl’e ziyaret…01 Ekim 2021
EDS’ler Trafik Akışına Engel Olmamalıdır29 Eylül 2021
HDP ile hiçbir zaman hiçbir şartta bir araya gelemeyiz29 Eylül 2021
'ZİLLET', PKK'YI MEŞRULAŞTIRARAK İHANETE BULAŞMIŞ, RAYDAN ÇIKMIŞTIR28 Eylül 2021
Muhalif cenahta kim kimi kandırdı, hesaplarınız tutmadı mı?28 Eylül 2021
Osmanağaoğlu Kemalpaşa'da muhtarlarla buluştu27 Eylül 2021
Tarihi yürüyüşü sürdüreceğiz, ülkemizin geleceğini ...26 Eylül 2021
Ali Babacan, kendi çapsızlığına yanlış yerde ‘deva’ arıyor24 Eylül 2021
Halka yapılan zihin terörizmine ne diyeceksiniz?23 Eylül 2021
‘Devlet Bahçeli, milli vicdana tercüman olmuştur’23 Eylül 2021
Yönter’den Öztrak’a: “Anzavur’a bak, kendini gör”22 Eylül 2021
Zillet çukura battı!22 Eylül 2021
Denizli MHP'den Davutoğlu'na kınama19 Eylül 2021
CUMHUR İTTİFAKI BİR MENFAAT İTTİFAKI DEĞİLDİR18 Eylül 2021
Emin Çölaşan’ın sadece kalemi ve klavyesi değil, beyni de eskiyor18 Eylül 2021
Siyasi kesimlerin sözcülüğüne soyunanlar hezeyandan öteye varamayacaklar16 Eylül 2021
MHP'Lİ ÖZDEMİR'DEN AYŞENUR ASLAN'A TEPKİ!16 Eylül 2021
İlla edep, illa edep!15 Eylül 2021
Yılmaz'dan İBB'ye: "Uçkunla mücadele edemeyeceksiniz görevi devredin"15 Eylül 2021
Kaşıkçı’dan İnşaat Mühendisleri Odası’na hodri meydan14 Eylül 2021
MHP'li Murat Ilıkan'dan ABB'ye çağrı14 Eylül 2021
Cumhur İttifakı Adana’da zafere hazır!12 Eylül 2021
BU KUTLU ÜLKEYİ, LİDER ÜLKE YAPMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ11 Eylül 2021
AKLI HEP TÜRKİYE...11 Eylül 2021
CHP’nin dış politika çıkışı, devlete ve millete ihanettir07 Eylül 2021
Bu CHP yalandan besleniyor...02 Eylül 2021
CHP MİLLETİN MİDESİNİ BULANDIRIYOR02 Eylül 2021
‘Bunların yaptığı sanat değil soysuzluk’28 Ağustos 2021
Çakıcı Karadeniz turu için hazırlanıyor 27 Ağustos 2021
"Şehitlerimiz manevi pusulamızdır"23 Ağustos 2021
ALAATTİN ÇAKICI ÇANAKKALE TURUNDA20 Ağustos 2021
Hodri Meydan Vahap Seçer20 Ağustos 2021
KILIÇDAROĞLU'NUN SÖYLEMLERİ ÇELİŞKİLER YUMAĞIDIR16 Ağustos 2021
MHP'li Akçay: Kırkyalan Kılıçdaroğlu16 Ağustos 2021
"Yangınla boşalan kara çadır yeniden doldurulmuştur"16 Ağustos 2021
Türk Milletinin Vekiliyim! 08 Ağustos 2021
"Ülkücülük MHP de Olur”06 Ağustos 2021
Muharrem VARLI: MHP vatandaşlarımızın yanındadır05 Ağustos 2021
Güngöralp’ten'sel' mesajı03 Ağustos 2021
EL ELE GÖNÜL GÖNÜLE VERMELİYİZ03 Ağustos 2021
Halaçoğlu'na sert tepki: Bu tarih affetmeyecek...!02 Ağustos 2021
Bünyamin Avcı yangın bölgesinde30 Temmuz 2021
'Vatandaşlarımız büyük kahramanlık örneği sergiliyor'29 Temmuz 2021
MHP'li Taytak'tan önemli ziyaret29 Temmuz 2021
Ucube bir köşe yazarı...25 Temmuz 2021
Bazı siyasetçilerin manda özlemi çektiği görülmektedir23 Temmuz 2021
Erdoğan ve Bahçeli, Alparslan Türkeş'in evini ziyaret etti19 Temmuz 2021
İP'li Serin'e sert tepki: Özür bekliyoruz19 Temmuz 2021
Cumhur İttifakı Türkiye'yi küresel güç hâline getirecek18 Temmuz 2021
MHP'li Yönter'den Davutoğlu'na sert cevap: Devlet Bahçeli, vatanın her yerindedir18 Temmuz 2021
Kalyoncu, Tunç Soyer'in Gediz Nehri balonunu patlattı17 Temmuz 2021
“Hukuk ve vicdan garabeti yaratmıştır”17 Temmuz 2021
Yönter'den Babacan'a: Seni kandırmışlar, kafeslemişler, iyi keklemişler17 Temmuz 2021
İzmirliler Tunç Soyer tarzı çözüm önerilerinin içeriğine vakıftır. 15 Temmuz 2021
Kaşıkçı’dan CHP’li Sertel’e gazetecilik dersi15 Temmuz 2021
Kalyoncu; İzmir'de Toplu Taşıma hızlı ve konforlu hale gelmeli!12 Temmuz 2021
Kaşıkçı’dan CHP’li Sertel’in iddialarına cevap12 Temmuz 2021
MHP'li Durmaz'dan Soyer'e tepki12 Temmuz 2021
Hadi oradan, ödlek herif! 11 Temmuz 2021
Bahçeli’den, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlamlı hediye11 Temmuz 2021
ŞOVDAN BİLİMSELLİK ÇIKMAZ11 Temmuz 2021
Soyer güzel İzmir'imize layık değilsin.08 Temmuz 2021
Kılavuz Türk gençliğinin meselelerini TBMM'ye taşıdı07 Temmuz 2021
Hepimiz için mutluluk vericidir!07 Temmuz 2021
Büyükataman: Kılıçdaroğlu, Türkiye diz çökse herkesten çok sevinecek kadar gayrimillîdir07 Temmuz 2021
Merhum Ecevit’in devlete bağlılığını tartışmaya açmak haksızlıktır07 Temmuz 2021
Yönter’den Barış Atay’a tepki06 Temmuz 2021
Liderimiz Devlet Bahçeli Ergenekon'dan çıkıp Türk'e yol gösteren Bozkurt'tur06 Temmuz 2021
SEÇİLMİŞ OLMAK SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ VERMEZ!03 Temmuz 2021
Zillet senaryosunun adı, 'Yalan Rüzgârı'02 Temmuz 2021
TBMM suçluların barındığı kampüs alanı değildir.01 Temmuz 2021
Namus ve şeref sözleriniz nerede kaldı30 Haziran 2021
Zeydan’ın zulmü varsa Allah’ın da adaleti var!29 Haziran 2021
TELE1'e tepki: Utanmazlığınızı hiçbir kılıf örtemez29 Haziran 2021
İpini koparanların nereye hizmet ettiklerini iyi biliyoruz27 Haziran 2021
"Zeydan Karalar tüm Adana'dan özür dilemeli!"27 Haziran 2021
Başkan Çakır’dan istifa haberlerine yalanlama!26 Haziran 2021
Taytak'dan Hasan Cemal'a sert tepki!: Hazmedemiyorsunuz,26 Haziran 2021
Dünyada ve ülkemizde coronavirüs aşı geliştirme ...25 Haziran 2021
Askeri ceza kanuna düzenlemesi değerlendirmesi24 Haziran 2021
Türk milleti feraset sahibidir, bu ucuz tezgâhlara kolunu kaptırmaz24 Haziran 2021
Ali Bayramoğlu'na tepki neyin korkusunu yaşıyorsunuz?24 Haziran 2021
Kıyamete kadar biriz, beraberiz!24 Haziran 2021
Her ülkenin varlığını koruyabilmesi için güçlü ve millî ...23 Haziran 2021
Bedelli affı çıkarılmalıdır22 Haziran 2021
Sedef, esnaf ziyaretlerini aksatmıyor.21 Haziran 2021
Devletimin ve milletimin yanındayım21 Haziran 2021
MHP'li Osmanağaoğlu: Ne kaybedecek bir insanımız ne de bölünecek bir milletimiz vardır18 Haziran 2021
KENAN ALPAY'IN EN BÜYÜK KAHRAMINI BARZANİ'DİR18 Haziran 2021
Yönter: Kenan Alpay şeytanın piyonudur18 Haziran 2021
Güçlü Türkiye yolunda adım adım yürüyeceğimiz sağlıklı ...17 Haziran 2021
DIŞ GÜÇLER FAKTÖRÜNÜ GÖRMEMEK TAM BİR İŞ BİRLİĞİDİR17 Haziran 2021
Büyükataman'dan Kılıçdaroğlu'na: Ülkücü Hareket’ten uzak dur!15 Haziran 2021
Erdem; Milli ve Manevi Değerler Güçlendirilmelidir.14 Haziran 2021
Varol'dan Bayram'a çok sert HDP çıkışı!13 Haziran 2021
“VAROLUŞ MÜCADELEMİZ KOCATEPE’DE TAARRUZA VE İSTİKLALE DÖNÜŞMÜŞTÜR”12 Haziran 2021
Zillet İttifakını oluşturan partilerin gerçek kimlikleri ifşa olmuştur12 Haziran 2021
Ekosistem dengelerini bozmayalım12 Haziran 2021
Cumhur İttifakı’ndan 'Çatlak Ses' çıkmaz10 Haziran 2021
ALGI OPERASYONU YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR10 Haziran 2021
ÇÖLAŞAN VE AYNI ZİHNİYETTEKİLER HÜSRANDAN KURTULAMAYACAKTIR10 Haziran 2021
ÇÖLAŞAN'IN BİLMESİ GEREKEN TEK ŞEY HADDİDİR10 Haziran 2021
Kimse hak etmediği makama gelmemeli. 08 Haziran 2021
Adalet Çalışanlarımızın Beklentileri Dikkate Alınmalı08 Haziran 2021
Turunçlu Arıtma Tesisi’nin şehir dışına taşınmasını talep etti08 Haziran 2021
Ya hayır konuş yada sus!07 Haziran 2021
Kılıçdaroğlu hangi yüzle Atatürk’ün adını ağzına alıyor06 Haziran 2021
ZİLLET İTTİFAKININ DERDİ TÜRKİYE'Yİ SABOTE ETMEKTİR06 Haziran 2021
ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLER İLE BİRLİKTE “EK ATAMA” DİYE HAYKIRDIK.04 Haziran 2021
İspatlamazsa namerttir, şeref yoksunudur04 Haziran 2021
CHP‘li Özel'in maksadı provokasyondur03 Haziran 2021
"Hamamcılar hayal kırıklığına uğradı"03 Haziran 2021
CHP, KENDİNİ İNKÂR ETMENİN MERKEZİ HÂLİNE GELMİŞTİR02 Haziran 2021
Kılıçdaroğlu çaresiz… Partisi ve avenesi alternatif politikalar üretmekten aciz01 Haziran 2021
MHP’den Sadettin Tantan'a tepki29 Mayıs 2021
Osmanağaoğlu'ndan Tunç Soyer'e Slavoj Zizek tepkisi28 Mayıs 2021
İP'in başı zehir saçıyor28 Mayıs 2021
Adı Mümin özü münafık27 Mayıs 2021
Müfteri SP'li Lütfü'nün iddiaları şerefsiz bir ima23 Mayıs 2021
Kurucu ilkelerinize dönün21 Mayıs 2021
Milletin ruhuyla uyumlu bir anayasa20 Mayıs 2021
İP’li Aytun Çıray’a sert tepki16 Mayıs 2021
Yıldız’dan dolandırıcılık suçlarıyla ilgili düzenleme çağrısı15 Mayıs 2021
Alaattin Çakıcı´dan önemli açıklamalar15 Mayıs 2021
Babacan’a Sert Sözler 11 Mayıs 2021
MHP'nin samimi hamlesi zilletin oyunlarını bozdu07 Mayıs 2021
MHP’nin kurumsal kimliğini hedef alamazsınız05 Mayıs 2021
Aklınızca siyasete ayar verme cüretini nerden buluyorsunuz?05 Mayıs 2021
İP’li Türkkan'ın milli siyaset anlayışından nasibini almadığı anlaşılmıştır05 Mayıs 2021
MHP'nin Anayasa teklifine tam destek05 Mayıs 2021
HER İP'İNİ KOPARANIN KONUŞTUĞU BİR YERDE ...05 Mayıs 2021
Ersin Tatar: Türk oğlu Türk olmaktan Gurur Duyarız04 Mayıs 2021
"ÇİRKEFLİĞİ VE ÇİRKİNLİĞİ TERCİH ETTİLER, YUH OLSUN"04 Mayıs 2021
''Günlük gündem suistimali ancak Kılıçdaroğlu’nun çapına göredir.'' 04 Mayıs 2021
Yönter: "Akşener milliyetçi değildir"02 Mayıs 2021
Asılsız Soykırım İddiaları ile Mücadele Kurulu tekrar hayata geçirilmedir30 Nisan 2021
CHP soykırım palavrasına neden sessiz?30 Nisan 2021
MHP Iğdır Milletvekili Karadağ'dan Biden'a sert tepki27 Nisan 2021
Güngöralp’ten Biden’in Soykırım Açıklamasına Tepki27 Nisan 2021
Ersoy'dan Biden'ın 'sözde soykırım' ifadesine sert tepki25 Nisan 2021
Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk’a tepki 25 Nisan 2021
Cuntacı kafa çuvalladı25 Nisan 2021
ŞEREFİMLE VE HAYSİYETİMLE YAŞADIM23 Nisan 2021
23 Nisan, Ergenekon’dan çıkıştır.23 Nisan 2021
Öztürk, yatırımcıları Silah OSB’ye davet etti22 Nisan 2021
Atatürk; Türk Milletinin Ortak Değeri21 Nisan 2021
Iğdır, Türk dünyasına açılan kapı konumundadır.21 Nisan 2021
KADASTRO MÜHENDİSLERİ VE BÜROLARI HAKKINDA 21 Nisan 2021
Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ...21 Nisan 2021
ATATÜRK’ÜN NUTUKTA BAHSETTİĞİ; ”İÇ VE DIŞ DÜŞMANLAR”18 Nisan 2021
Ruhi Ersoy : Engellemelere Rağmen Başardık18 Nisan 2021
Özbek Otağı'nda iftar15 Nisan 2021
KILAVUZ , Güvenlik Korucularının Sesi Oldu15 Nisan 2021

ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | 11 | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH